Sosyal medyada sağlık alanında yeni bir kavram daha yaygınlaşıyor: “Ferritin Yüzü.” Solgun veya mat cilt, belirgin göz altı halkaları ve yorgun yüz görünümünün düşük ferritin düzeyinin işareti olduğu öne sürülüyor.
Ancak Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Füsun Topçugil, “Ferritin Yüzü” adıyla tıbbi olarak tanımlanmış bir hastalık veya sendrom bulunmadığına dikkat çekiyor.
Demir eksikliğinde ciltte solukluk gibi fiziksel belirtiler görülebilse de aynı görünümün çok farklı nedenleri olabileceğini belirten Topçugil’e göre, yalnızca kişinin yüzüne bakarak ferritin seviyesinin düşük olduğunu söylemek veya demir eksikliği tanısı koymak mümkün değil.
Hemoglobin normal, ferritin düşük olabilir
Ferritin, demirin vücutta depolanmasında görev alan bir protein. Kandaki ferritin düzeyi de vücudun demir depolarının değerlendirilmesinde kullanılan önemli göstergelerden biri.
Demir eksikliği ise başlangıç aşamasında her zaman kansızlıkla birlikte ortaya çıkmayabiliyor.
Bazı kişilerde hemoglobin değeri normal sınırlar içinde bulunmasına rağmen demir depolarında azalma görülebiliyor. Bu nedenle hemoglobinin normal çıkması tek başına demir depolarının yeterli olduğu anlamına gelmiyor.
Ferritin sonucunun da tek başına yorumlanmaması gerekiyor. Enfeksiyon ve inflamasyon gibi durumlar ferritin düzeyini etkileyebildiğinden laboratuvar sonuçlarının kişinin belirtileri, sağlık öyküsü ve diğer tetkikleriyle birlikte değerlendirilmesi önem taşıyor.
Yorgunluğun tek nedeni demir eksikliği değil
Demir eksikliği ve demir eksikliği anemisinde halsizlik, yorgunluk, baş dönmesi ve ciltte solukluk görülebiliyor.
Ancak bu belirtiler yalnızca demir eksikliğine özgü değil. Bu nedenle sosyal medyada izlenen bir video veya aynadaki yüz görünümü üzerinden sağlık durumuna ilişkin kesin bir sonuca ulaşmak yanıltıcı olabiliyor.
Özellikle uzun süren veya günlük yaşamı etkileyen belirtilerin nedeninin klinik değerlendirmeyle araştırılması gerekiyor.
Kendi kendine demir takviyesine başlamayın
“Ferritin Yüzü” trendinin beraberinde getirdiği risklerden biri de kişilerin herhangi bir değerlendirme yapılmadan demir takviyesine yönelmesi.
Topçugil, demir eksikliği saptandığında yalnızca eksikliğin değil, bu eksikliğin nedeninin de araştırılması gerektiğine dikkat çekiyor. Beslenme, kan kayıpları ve demir emilimini etkileyen durumlar değerlendirmede göz önünde bulundurulabiliyor.
Demir takviyesinin gerekliliği, dozu ve kullanım süresi kişiden kişiye değişiyor. Bu nedenle hekim değerlendirmesi olmadan demir içeren ürünlerin kullanılmaması öneriliyor.
Sosyal medyada giderek görünür hale gelen “Ferritin Yüzü” böylece demir eksikliğine yönelik ilgiyi artırırken önemli bir ayrımı da gündeme getiriyor: Yüzdeki değişiklikler bazı sağlık sorunlarına eşlik edebilir ancak tek başına tanı koydurmaz.
