HIV konusunda yanlış bilgiler ve damgalanma korkusu, kişilerin test yaptırmaktan kaçınmasına neden olabiliyor. Oysa erken tanı, tedaviye zamanında başlanması ve bulaşın önlenmesi açısından büyük önem taşıyor.
Gündelik temasla HIV bulaşmıyor
Doç. Dr. Sabri Atalay, HIV’in tokalaşmak, sarılmak, aynı ortamı veya tuvaleti paylaşmak, aynı tabaktan yemek yemek ya da sivrisinek ısırmasıyla bulaşmadığını vurguluyor.
HIV enfeksiyonunun uzun süre hiçbir belirti vermeden ilerleyebileceğine dikkat çeken Atalay, kişinin kendisini sağlıklı hissetmesinin enfeksiyon bulunmadığı anlamına gelmediğini belirtiyor.
B=B: Belirlenemeyen, bulaştırmayan
HIV tedavisinde son yılların en önemli mesajlarından biri “Belirlenemeyen = Bulaştırmayan” (B=B) yaklaşımı.
Etkin tedaviyle kandaki HIV düzeyi saptanamaz seviyeye ulaştığında ve bu durum sürdürüldüğünde HIV’in cinsel yolla bulaşmadığını belirten Atalay, erken tanının hem kişinin sağlığının korunması hem de bulaş zincirinin kırılması açısından önem taşıdığını söylüyor.
“HIV testi yaptırmak normalleşmeli”
Damgalanma korkusunun test yaptırmanın önündeki önemli engellerden biri olduğunu belirten Atalay, HIV testinin kişinin sağlığını korumaya yönelik sorumlu bir davranış olarak görülmesi gerektiğini ifade ediyor.
Atalay, “Tıpkı tansiyon ya da şeker ölçtürmek gibi, gerektiğinde HIV testi yaptırmak da sağlığın doğal bir parçası olarak görülmelidir” diyor.
Kimlik bilgisi istenmeden test yapılabiliyor
Gönüllü Danışmanlık ve Anonim Test Merkezlerinde kişisel kimlik bilgileri istenmeden ve ücretsiz HIV testi yapılabiliyor. Merkezlerde test öncesi bilgilendirme ve test sonrası danışmanlık hizmeti de sunuluyor.
İleri değerlendirme gereken kişiler uygun sağlık kuruluşlarına yönlendirilirken, Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesindeki merkezde gerekli ileri test ve tedavi süreçleri de yürütülebiliyor.
