Düzenli bir uyku programı, kalp sağlığını korumak için önemli bir faktör olabilir.
Araştırmanın Bulguları
Yapılan yeni bir araştırma, düzensiz uyku saatlerinin kalp krizi, felç ve kalp yetmezliği gibi ciddi kalp sorunlarıyla ilişkili olduğunu göstermektedir. Bu bulgular, American Heart Association’ın 2026 Bilimsel Toplantısı’nda sunulacak olan bağımsız bir çalışma kapsamında elde edilmiştir.
Çalışma, 10,000’den fazla yetişkinin uyku verilerini incelemiştir. Araştırmanın baş yazarı Dr. Nguyen Minh Tuan Viet, düzenli uyku saatlerinin kalp ve kan damarlarını korumak için herkesin alabileceği pratik bir önlem olduğunu belirtmiştir.
Uyku Verilerinin Analizi
Araştırma, National Institutes of Health’in “All of Us” Araştırma Programı kapsamında katılımcıların giyilebilir cihazlar aracılığıyla topladığı verileri incelemiştir. Analiz edilen veriler arasında uyku süresi, uyku kalitesi ve uyku düzeninin değişkenliği yer almaktadır.
Yaklaşık altı aylık bir süre boyunca uyku saatlerindeki değişikliklerin, ciddi kalp olayları riskini %20 ila %23 oranında artırdığı bulunmuştur. Ayrıca, uyku süresindeki her 29 dakikalık değişimin, kalp sağlığına dair birleşik sonuçların riskini %24 artırdığı gözlemlenmiştir.
Düzenli Uyku ve Kalp Hastalıkları Arasındaki Bağlantı
Her gece tamamlanan uyku döngü sayısının artması, atriyal aritmi riskini %28 oranında azaltırken, alışılmadık derecede uzun bir uyku döngüsü kalp krizi veya felç riskini %55 oranında artırmıştır. Düzensiz uyku, beklenenden çok daha geniş bir kalp rahatsızlıkları yelpazesine bağlantılıdır.
Dr. Viet, düzensiz uyku alışkanlıklarının genellikle hafta sonları veya vardiyalı çalışmalardan kaynaklandığını belirtmiş ve bunun kalp sağlığı için zararlı olabileceğine dikkat çekmiştir.
Uzman Görüşleri
American Heart Association gönüllü uzmanı Dr. Marie-Pierre St-Onge, bu bulguların kalp sağlığı için dikkate alınması gereken önemli bir uyku özelliği olduğunu belirtmiştir. Ancak, uyku düzeninin kalp hastalığı riski üzerindeki bağımsız etkisini destekleyecek veri eksikliği olduğunu ifade etmiştir.
St-Onge, uyku süresi ve düzeninin kalp hastalığı riskiyle olan ilişkilerinin etkileşim içinde olduğunu ve düzenli uyku alışkanlıklarının daha iyi uyku süresi elde etmek için yararlı olabileceğini vurgulamıştır.
Çalışmanın Sınırlamaları
Çalışma, gözlemsel bir niteliğe sahip olduğu için neden-sonuç ilişkisi kuramamakta ve uyku aşamaları, katılımcıların evde uyuduğu sırada giyilebilir cihazlar ile ölçülmüştür. Araştırma, katılımcıların ortalama 53 yaşında olduğu ve %69’unun kadın olduğu 10,362 bireyi kapsamaktadır.
Katılımcılar, çalışmanın başlangıcında kalp veya metabolik hastalık yaşamamaktadır. Çalışmanın sonuçları, henüz tam olarak incelenmediği için öncelikli bulgular olarak değerlendirilmektedir.
