İsmail Doğru’nun sol ayağındaki beşinci parmağın yanında oluşan küçük yara başlangıçta ayakkabı vurmasına bağlandı. Ancak nöropati nedeniyle ayağındaki his kaybı, yaranın ilerlediğini fark etmesini güçleştirdi.
Zaman içerisinde iki parmağa, ayağın üst bölümüne, ayak bileğine ve bacağın alt kısmına yayılan yaraya enfeksiyon da eklendi. Bazı dokularda nekroz gelişirken Doğru’ya başvurduğu sağlık kuruluşlarında bacağının kesilmesinin gerekebileceği söylendi.
Doğru, “Bacağımın durumunun çok kötü olduğu ve kesilmesi gerektiği söylendi. Ancak başka bir çözüm olabileceği umuduyla pes etmedim. Uygulanan tedavi sayesinde bacağımı kaybetmekten kurtuldum” diyor.
“Bacağını kaybetmenin eşiğindeydi”
Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Rıza Aytaç Çetinkaya, yapılan incelemelerde hastada diyabetik ayak yarasının yanı sıra bacak damarlarında kan akımını azaltan periferik arter hastalığı bulunduğunu belirtiyor.
Çetinkaya, “Ayağındaki yara enfekte olmuştu ve enfeksiyon kana karıştığı için hastamızın ateşi yükseliyordu. Açık söylemek gerekirse hastamız bacağını kaybetmenin eşiğindeydi” diyor.
Önce tıkalı damar açıldı
Tedavinin ilk aşamasında antibiyotiklerin enfekte bölgeye yeterince ulaşabilmesi için tıkalı bacak damarı açılarak kan akışı sağlandı. Ardından ölü ve enfekte dokular temizlendi.
Enfeksiyon kontrol altına alındıktan sonra açık yaraların kapatılması için önce yeni doku oluşumu sağlandı. Daha sonra hastanın uyluğundan alınan ince cilt dokusu açık bölgelere nakledildi.
Yaklaşık iki-üç ay süren tedavinin ardından hastanın bacağı ve ayağı korunabildi.
Diyabet hastaları küçük yaraları önemsemeli
Prof. Dr. Çetinkaya, özellikle diyabet, damar hastalığı veya dolaşım bozukluğu bulunan kişilerin ayaklarındaki küçük yaraları dahi ihmal etmemeleri gerektiğini vurguluyor.
Nöropatiye bağlı his kaybının yaraların fark edilmesini güçleştirebildiğini belirten Çetinkaya, bacakta geçmeyen ağrı, renk değişikliği, soğukluk, şişlik, kızarıklık veya iyileşmeyen yara görülmesi durumunda sağlık kuruluşuna başvurulmasını öneriyor.
“Ağrının hissedilmemesi, yaranın önemsiz olduğu anlamına gelmez.”
