1. Haberler
  2. SAĞLIK
  3. Gözlükten kurtulmak isteyenler dikkat!

Gözlükten kurtulmak isteyenler dikkat!

Halk arasında “akıllı lens” olarak bilinen özellikli göz içi mercekleri, uygun hastalarda gözlük ihtiyacını büyük ölçüde azaltabiliyor. Op. Dr. Diclehan Ali Dicle, bu merceklerin kimlere uygulanabileceğini ve tedavi sonrası uyum sürecini anlattı.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İlerleyen yaşla birlikte ortaya çıkan yakın görme sorunları ve katarakt, göz içi mercek cerrahisiyle aynı operasyonda ele alınabiliyor. Halk arasında “akıllı lens” olarak bilinen özellikli göz içi mercekleri, uygun hastalarda uzak, orta ve yakın mesafede gözlük ihtiyacını büyük ölçüde azaltabiliyor. Ancak bu merceklerin her hastaya uygun olmadığını belirten Daviva Avcılar Hastanesi Göz Hastalıkları Bölümü’nden Op. Dr. Diclehan Ali Dicle, tedavi öncesinde kornea ve retina başta olmak üzere göz dokularının ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Op. Dr. Diclehan Ali Dicle

“Gerçek akıllı lens doğal merceğimizdir”

Halk arasında yaygın olarak kullanılan “akıllı lens” ifadesinin aslında tıbbi bir tanım olmadığını belirten Op. Dr. Diclehan Ali Dicle, gözün doğal merceğinin sahip olduğu uyum yeteneğine dikkat çekiyor.

Genç yaşlarda doğal göz merceği, bakılan mesafeye göre şeklini, kalınlığını ve kırma gücünü değiştirerek görüntünün netleşmesini sağlıyor. Uzak bir noktadan elde tutulan bir kitaba geçildiğinde gözün çok kısa sürede yeniden odaklanabilmesi bu doğal mekanizma sayesinde gerçekleşiyor.

Yaklaşık 40-45 yaşlarından itibaren ise doğal merceğin esnekliği giderek azalıyor. Presbiyopi olarak adlandırılan bu süreç, özellikle yakın mesafede görme güçlüğü ve gözlük ihtiyacıyla kendini gösteriyor.

Ameliyatlarda “özellikli lensler” kullanılıyor

Katarakt veya şeffaf lens cerrahisinde göz içine yerleştirilen merceklerin doğru tıbbi tanımının “premium” ya da “özellikli göz içi mercekleri” olduğunu belirten Dicle, standart ve özellikli mercekler arasında önemli farklar bulunduğunu ifade ediyor.

Geleneksel katarakt cerrahisinde kullanılan tek odaklı, yani monofokal mercekler çoğunlukla uzak görüşü düzeltmeye yönelik tercih ediliyor. Hasta yakın veya orta mesafede gözlüğe ihtiyaç duyabiliyor.

Özellikli merceklerde ise amaç uzak, orta ve yakın mesafelerdeki gözlük ihtiyacını mümkün olduğunca azaltmak.

Trifokal ve EDOF lensler arasındaki fark ne?

Günümüzde farklı özelliklere sahip göz içi mercekleri kullanılıyor. Gözlük bağımlılığını azaltmayı amaçlayan seçenekler arasında özellikle trifokal ve EDOF mercekler öne çıkıyor.

Trifokal lensler, uzak, orta mesafe —örneğin bilgisayar kullanımı— ve yakın okuma mesafesi olmak üzere üç temel odağı hedefliyor.

EDOF lensler ise artırılmış odak derinliği sayesinde özellikle uzak ve orta mesafelerde daha kesintisiz bir görüş sağlamayı amaçlıyor ve fonksiyonel yakın görüş sunuyor.

Bu merceklerin torik modelleri de bulunuyor. Böylece uygun hastalarda mevcut astigmatizma da aynı cerrahi işlem sırasında düzeltilebiliyor.

Her hastaya uygulanamıyor

Özellikli göz içi merceklerinden başarılı sonuç alınabilmesinde doğru hasta seçimi büyük önem taşıyor.

Kataraktı bulunmayan kişilerde bu yöntem özellikle 45 yaşın üzerinde, doğal göz merceğinin esnekliğini kaybetmeye başladığı ve hem uzak hem de yakın görüşte belirgin gözlük ihtiyacı bulunan hastalarda değerlendirilebiliyor.

Ancak yalnızca yaş ve gözlük kullanımı karar vermek için yeterli değil. Kornea, retina, sarı nokta ve görme siniri dahil olmak üzere gözün diğer yapılarının da merceğin optik özelliklerinden yararlanabilecek durumda olması gerekiyor.

Katarakt ameliyatı gereken ve operasyon sonrasında gözlük kullanımını mümkün olduğunca azaltmak isteyen hastalar da ayrıntılı göz muayenesinin ardından bu mercekler açısından değerlendirilebiliyor.

Gece ışıklarında hare ve parlama görülebilir

Doğal göz merceğinin aksine yapay göz içi mercekleri şekil değiştirerek odaklanmıyor. Özellikli mercekler, yüzeylerinde bulunan optik halkalar, kırıcı basamaklar ve mikro yapılar aracılığıyla göze gelen ışığı farklı mesafelere yönlendiriyor.

Bu çalışma prensibi bazı hastalarda özellikle ameliyattan sonraki ilk dönemde birtakım görsel etkilerin ortaya çıkmasına neden olabiliyor.

Işığın farklı odaklara paylaştırılması nedeniyle tek odaklı merceklere kıyasla özellikle loş ortamlarda kontrastta bir miktar azalma hissedilebiliyor. Gece araç kullanırken farların çevresinde hareler görülmesi, parlama ya da yıldız biçiminde ışık saçılmaları da yaşanabiliyor.

Beynin yeni görüntüye alışması 3 ila 6 ay sürebiliyor

Bu süreçte beynin yeni görme biçimine uyum sağlaması önem taşıyor. “Nöroadaptasyon” olarak adlandırılan süreçte beyin, zaman içinde görüntüdeki bazı optik etkileri filtrelemeyi öğreniyor.

Op. Dr. Diclehan Ali Dicle, ilk aylarda özellikle gece ışıklarında fark edilen hare ve saçılmaların birçok hastada zamanla azaldığını, uyum sürecinin ortalama 3 ila 6 ay sürebildiğini belirtiyor.

Amaç gözlüksüzlükten önce yaşam kalitesi

Özellikli göz içi mercek cerrahisinde temel hedefin yalnızca gözlükten kurtulmak değil, hastanın görme kalitesini ve günlük yaşam konforunu artırmak olduğunu vurgulayan Dicle, cerrahi öncesinde hastanın görme ihtiyaçlarının ve beklentilerinin doğru değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Doğru hasta seçimi ve uygun mercek planlamasıyla kişinin telefon ekranını ve saati gözlüksüz görebilmesi, bilgisayarda çalışabilmesi, günlük işlerini gerçekleştirebilmesi ve farklı mesafelerde gözlüğe olan bağımlılığının azaltılması hedefleniyor.

Gözlükten kurtulmak isteyenler dikkat!
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter