1. Haberler
  2. PRESSIO
  3. Aile şirketlerinde sürdürülebilirliğin anahtarı: Ortak akıl

Aile şirketlerinde sürdürülebilirliğin anahtarı: Ortak akıl

Aile şirketlerinde kuşak değişimi ve kurumsallaşma, şirketlerin geleceğini belirleyen başlıkların başında geliyor. Yönetim ve aile şirketleri danışmanı Dr. Yılmaz Sönmez'e göre sürdürülebilirliğin yolu, aile bağlarını korurken kişilerden bağımsız işleyen bir yönetim sistemi kurmaktan geçiyor.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Aile şirketlerinde kuşak değişimi ve kurumsallaşma, şirketlerin geleceğini belirleyen başlıkların başında geliyor. Yönetim ve aile şirketleri danışmanı Dr. Yılmaz Sönmez'e göre sürdürülebilirliğin yolu, aile bağlarını korurken kişilerden bağımsız işleyen bir yönetim sistemi kurmaktan geçiyor.

Türkiye'de şirketlerin önemli bir bölümünü oluşturan aile işletmelerinde kurumsallaşma ve kuşak değişimi tartışılmaya devam ediyor. Yönetim ve aile şirketleri danışmanı Dr. Yılmaz Sönmez, özellikle kurucuların değişime direnmesi, genç kuşağın şirkete yaklaşımı ve kararların duygusal ilişkiler üzerinden alınmasının kurumsallaşma sürecini zorlaştırdığı görüşünde.

"Aile olmak başka, şirket yönetmek başka"

Aile şirketlerinin önemli avantajlarından biri olan güçlü aile bağları, şirket yönetimiyle doğru biçimde ayrıştırılmadığında zaman içerisinde yönetim sorunlarına dönüşebiliyor. Aile üyelerinin görev ve sorumluluklarının net olmaması, kararların profesyonel kriterler yerine kişisel ilişkiler üzerinden alınması ve aile içindeki sorunların şirket yönetimine taşınması karar mekanizmalarını zorlaştırabiliyor.

Sönmez'e göre çözüm, aileyi şirketten uzaklaştırmak değil; aile ile şirket arasındaki ilişkinin açık kurallar ve şeffaf bir yönetim modeli üzerinden yeniden tanımlanması.

Kararların tek bir kişinin bilgisine, deneyimine veya onayına bağlı olduğu şirketlerin özellikle kuşak değişimlerinde daha kırılgan hale gelebildiğine dikkat çeken Sönmez, kurumsallaşmanın kurucunun şirket üzerindeki etkisini ortadan kaldırmak anlamına gelmediğini; aksine kurucunun oluşturduğu değeri kişilerden bağımsız ve sürdürülebilir bir sisteme dönüştürmeyi amaçladığını ifade ediyor.

Aile Anayasası tek başına yeterli değil

Bu süreçte öne çıkan araçlardan biri de Aile Anayasası. Aile üyelerinin şirketteki rollerinden ortaklık ilişkilerine, karar mekanizmalarından yeni kuşağın yönetime katılma koşullarına kadar pek çok başlık bu çerçevede belirlenebiliyor.

Sönmez, ancak Aile Anayasası'nın hazırlanıp bir kenara bırakılan durağan bir belge olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çekiyor. Şirket büyüdükçe, ortaklık yapısı değiştikçe ve yeni kuşaklar yönetime katıldıkça belirlenen kuralların da ihtiyaçlara göre gözden geçirilmesi gerektiğini savunuyor.

Kuşak değişimi son anda başlamamalı

Aile şirketlerinin geleceğini belirleyen önemli başlıklardan biri de yönetimin yeni kuşağa devri. Sönmez'e göre kuşak geçişi, kurucunun yönetimden ayrılacağı dönemde gündeme gelecek bir konu değil, yıllar öncesinden planlanması gereken stratejik bir süreç.

Yeni kuşaktan bir aile üyesinin doğrudan yönetici pozisyonuna getirilmesinin tek başına yeterli olmadığını belirten Sönmez, genç kuşağın şirket kültürünü tanıması, farklı görevlerde sorumluluk üstlenmesi ve gerekli yetkinlikleri kazanarak yönetime aşamalı biçimde hazırlanması gerektiğini ifade ediyor.

Bu yaklaşım, şirketin geleceğinin yalnızca soy bağı üzerinden değil, yetkinlik ve sorumluluk üzerinden planlanmasını da beraberinde getiriyor.

Köy okulundan yönetim danışmanlığına

Sönmez'in iş dünyasına ilişkin yaklaşımının arkasında kendi eğitim ve çalışma hayatının da etkisi bulunuyor. Eğitim hayatına bir köy okulunda başlayan Sönmez, Kamu Yönetimi eğitiminin ardından Özel Hukuk alanında yüksek lisans ve MBA yaptı. Doktora çalışmasını ise "Aile Şirketlerinde Kurumsallaşma Stratejileri" üzerine tamamladı.

2006 yılında İstanbul'da Ortak Akıl Yönetim Danışmanlık'ı kuran Sönmez, çalışmalarını özellikle aile şirketlerinin kurumsallaşması, stratejik yönetim, liderlik ve kuşak geçişi alanlarında yoğunlaştırdı.

Danışmanlık süreçlerinde geliştirdikleri "360 derece uygulamalı danışmanlık" modeliyle stratejik kararların yalnızca rapor düzeyinde kalmamasını, şirketlerin günlük işleyişine ve yönetim süreçlerine aktarılmasını hedeflediklerini belirten Sönmez, kurumsallaşmayı da tek seferlik bir yeniden yapılanmadan çok sürekli bir dönüşüm süreci olarak değerlendiriyor.

375 aile için Aile Anayasası

Ortak Akıl Yönetim Danışmanlık tarafından paylaşılan verilere göre şirket, 2006'dan bu yana 700'ün üzerinde proje gerçekleştirdi. Bu süreçte 550 şirkete Kurumsal Check-Up danışmanlığı verilirken, 375 aile için Aile Anayasası hazırlandı ve 10 binin üzerinde mülakat gerçekleştirildi.

Sönmez aynı zamanda Aile Şirketlerinde Kurumsallaşma Stratejileri, Aile Şirketlerinde Kazananlar ve Kaybedenler ve Aileyi Şirketleştirmek kitaplarının yazarı.

Aile şirketlerinde asıl meselenin kurucunun oluşturduğu yapının kendisinden sonra da çalışabilmesini sağlamak olduğunu belirten Sönmez, sürdürülebilirliğin şirketin bir sonraki kuşağa yalnızca sermaye ve marka değil, işleyen bir yönetim sistemi bırakabilmesiyle mümkün olacağı görüşünde.

Aile şirketlerinde sürdürülebilirliğin anahtarı: Ortak akıl
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter