Günümüzde bilim dünyasında önemli bir gelişme yaşandı. Araştırmacılar, insan embriyolarında DNA’yı kesmeden, tek bir genetik harfi değiştirerek hassas genom düzenlemesi gerçekleştirdiklerini duyurdu. Bu durum, insanlığın doğacak bir çocuğun genetik yapısına müdahale etme olanağını daha da artırdı.
Tarih boyunca insanlar daha sağlıklı ve güçlü çocuklar hayal etti. Antik çağlardan günümüze, “kusursuz insan” yaratma fikri pek çok kez gündeme geldi. Ancak bu tür çabaların çoğu iyi niyetle başlamış olsa da, tehlikeli sonuçlar doğurabileceği görüldü.
Günümüzde bilim insanlarının amacı, kalıtsal hastalıkların önlenmesi. Örneğin, orak hücre hastalığı ve talasemi gibi genetik hastalıkların doğumda engellenmesi hedefleniyor. Ancak bu durum, etik sorunları da beraberinde getiriyor. İnsanlık, teknolojiyi yalnızca ilk amaçları doğrultusunda kullanmıyor.
Bir ailenin, bir hastalığı tedavi edebiliyorsa neden riskini azaltmasın sorusunu sorması muhtemel. Ardından, zekayı artırma ya da fiziksel yetenekleri geliştirme talepleri de gündeme gelebilir. Böylece tedavi ile tasarım arasındaki sınırlar bulanıklaşabilir.
Bu çalışmayı yürüten bilim insanları, teknolojinin şu an için kullanılmaması gerektiğini belirtiyor. Hatalar ve belirsizlikler henüz tam anlamıyla çözülmedi. Bilim insanları, “Yapabiliyoruz. Ama henüz hazır değiliz.” diyerek bu durumu vurguluyor.
Teknolojik ilerleme hızı göz önüne alındığında, etik değerlerin aynı hızda ilerlememesi endişe verici. Bu bağlamda, gelecekteki en büyük soru “Ne yapmalıyız?” olacak, zira “Ne yapabiliriz?” sorusunun cevabı giderek daha netleşiyor.